ÇEVRE
FELAKETİ
ÇEVRE
SORUNLARI
......... HAVA
KİRLİLİĞİ
.........
SU
KİRLİLİĞİ
......... SERA
ETKİSİ
.........
EROZYON
......... SES
KİRLİLİĞİ
......... ASİT
YAĞMURLARI
......... RADYOAKTİVİTE
......... UZAY
KİRLİLİĞİ
.........
GENETİK
BOZULMA
ÇEVRECİLİK
ÇEVRE
BİLİNCİ
ÇEVRE
BİLİM
İNSAN EKOLOJİSİ
ÇEVRE
BİLİM
SİYASAL EKOLOJİ
ÇEVRE
SORUNLARI
VE EKONOMİ
ÇEVRE
MEVZUATI
Gen mühendisliği, biliminsanlarının doğadaki varlıkların genleriyle oynayarak doğada olmayan bitkiler, hayvanlar ve mikro-organizmalar üretmesine izin veriyor.
Genleriyle oynanmış (GO) bu organizmalar, doğal organizmalarla temasa geçerek üreyebiliyor ve çoğalabiliyor, ve bu suretle, yeni ortamlara ve gelecek kuşaklara, önceden tahmin edilemeyecek ve kontrol edilmesi olanaksız bir biçimde hızla yayılıyorlar.
Bu genleriyle oynanmış organizmaların üretim ve dolaşımının serbest bırakılması, 'genetik kirlilik' anlamına gelir ve bu çok büyük bir tehdit oluşturur. Bu organizmalar bir kez çevreye bırakıldığında, bunların bırakıldıkları çevrelerden tekrar geri toplanmaları olanaksız.
Sırf ticari çıkarlar yüzünden, kamuoyu, besin zincirinin içindeki genleriyle oynanmış maddeler hakkında bilgilendirilme hakkından mahrum bırakılıyor ve de dolayısıyla, sözkonusu yiyeceklere karşı önlem alıp, bunlardan sakınma hakkını yitiriyor.
Moleküler biyoloji alanındaki bilimsel ilerlemeler, bir yandan doğayı kavramamızı hızla genişletme ve yeni tıbbi araçlar sağlama doğrultusunda büyük bir potansiyele sahipken, diğer yandan, sözkonusu ilerleme, doğal çevremizin dev bir genetik deneyine çevrilmesini haklı çıkarmak için kullanılmamalıdır.
Yaşamın sürdürülebilmesi için dünyamızın en önemli anahtarlarından biri olması açısından biyolojik farklılığa saygı duyulması gerekiyor.
GO organizmalar, insan sağlığına ve doğaya etkileri konusunda elimizde yeterli bilgi olmaması nedeniyle, doğal çevrelerde serbest bırakılmamalıdır.
Bizler, GO ürünlerin etiketlenmesi ve doğal ürünlerden ayrı tutulması gibi acil ara önlemlerin alınmasını savunuyoruz.
Bizler, genler üzerinde patentlendirilme yapılmasına karşı olduğumuz kadar, hayvanlar, bitkiler ve insanlar üzerindeki patentlendirmeye de karşıyız. Yaşam ticari bir mal değildir. Yaşam biçimlerini ve dünyamızın yiyecek kaynaklarını kendi doğal yollarından çıkararak ekonomik modellerimize uymaya zorlarsak, bunun getireceği büyük tehlikeyi de gözönüne almamız gerekecek.
GDO’ya
karşı 100 sivil toplum örgütü tarafından toplanan 100 bin imza,
TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanlığı’na teslim edildi.
Genetiği Değiştirilmiş Organizmalara Hayır Platformu ile Tüketici Dernekleri Federasyonu, GDO’ya karşı 100 sivil toplum örgütü tarafından toplanan 100 bin imzayı TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanlığı’na teslim etti. Tüketici Dernekleri Federasyonu Başkanı Turhan Çakar, Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı'nın hazırlanma aşamasında olduğuna dikkat çekti ve bu yasaya, ürünlerin genetiğinin değiştirilmesini önlemek için madde konulması istendiğini belirtti.
Yasak olmasına rağmen Türkiye'ye ABD ve Arjantin başta olmak üzere, birçok ülkeden ithal edilen ürünlerin yüzde 80'inin genetiğinin değiştirildiğini vurgulayan Çakar, ''Genetiği değiştirilmiş ürünler ile bu ürünlerin tohumlarının ülkemize getirilmesi, ülkemizde bu ürünlerin üretilmesi ve tüketilmesinin yasaklanmasını istiyoruz. İnsan sağlığı için son derece önemli olan GDO'ya karşı önlem alınmazsa, ülkemizdeki biyolojikçesitlilik ve tarım yok olacak'' dedi.
TBMM'ye getirilecek Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı'nın hazırlanmış haliyle yasalaşması halinde ''sağlık ve tarımın tehlike altında olacağını'' ifade eden Turhan Çakar, konuyla ilgili gerekli tedbirlerin alınması için GDO’ya Hayır Platformu’nun taleplerini iletti.
GDO’ya karşı
100 sivil toplum örgütü tarafından toplanan 100 bin imza, TBMM Dilekçe Komisyonu
Başkanlığı’na teslim edildi.
www.gumuslukcevredernegi.org Site yapım & yönetim:Gümüş Çevre Derneği-Gümüşlük Bodrum Tel:0252.394 44 97 iletişim:webmaster