ÇEVRE
FELAKETİ
ÇEVRE
SORUNLARI
......... HAVA
KİRLİLİĞİ
.........
SU
KİRLİLİĞİ
......... SERA
ETKİSİ
.........
EROZYON
......... SES
KİRLİLİĞİ
......... ASİT
YAĞMURLARI
......... RADYOAKTİVİTE
......... UZAY
KİRLİLİĞİ
.........
GENETİK
BOZULMA
ÇEVRE
KORUMA
ÇEVRECİLİK
ÇEVRE
BİLİNCİ
ÇEVRE
BİLİM
İNSAN EKOLOJİSİ
ÇEVRE
BİLİM
SİYASAL EKOLOJİ
ÇEVRE
SORUNLARI
VE EKONOMİ
ÇEVRE
MEVZUATI

Kirli su; içerisinde insan sağlığına zararlı, patojen mikroorganizmalar bulundurmaktadır. Kirli suyun çeşitli yollarla içme ve kullanma sularına karışması ve sulamada kullanılması sonucunda tifo, dizanteri, sarılık, kolera vb. bulaşıcı hastalıklara yol açmaktadır. Bu sebeple içme ve kullanma sularının ilgili kurum ve kuruluşlarca sürekli kontrol edilmesi, kirlenme sebeplerinin ortadan kaldırılması ve dezenfekte edilmesi sağlanmalıdır.
Akarsu, göl ve denizler yerüstü sularını oluştururlar. Dünya nüfusunun hızla artmasına rağmen su kaynaklarının sabit olması, bu kaynakların kirletilmemesini ve çok iyi kullanılmasını gerektirmektedir. Bilinçli su kullanımıyla, yaşam kalitemizi bozmadan alacağımız basit tedbirlerle su kaynaklarımızın kirlenmesini ve tükenmesini önleyebiliriz. Bununla birlikte; üç tarafı denizlerle çevrili olan ve çok sayıda yerüstü ve yeraltı su kaynaklarının bulunduğu ülkemizde sular, evsel ve endüstriyel atıklarla kirlenmektedir. Bu atıkların arıtılmadan su yataklarına verilmesi, katı atıkların düzensiz olarak alıcı ortama bırakılması, ayrıca bilinçsizce yapılan zirai ilaçlama ve gübrelemeden dolayı yerüstü suları kirlenmektedir.
Sanayinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi diğer faktörlerden çok daha fazladır. Sanayi kuruluşlarının; sıvı atıkları ile su kirliliğine, buna bağlı olarak gelişen toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere sebep olduğu ve doğa tahribine yol açtığı bilinmektedir. Ayrıca son yıllarda sanayi ve teknolojinin hızla gelişmesi sonucu köyden kente göç olayı artmış, bu durum hızlı ve düzensiz yapılaşmaya yol açmıştır.
Zirai mücadele için yapılan ilaçlamalarda, havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya tarım ilaçları üretimi yapan fabrikaların atıklarının su kaynaklarına arıtılmadan verilmesi sebebiyle sular kirlenmektedir.
Diğer yandan kimyasal gübrelerin bilinçsizce ve aşırı kullanımı da zamanla toprağı çoraklaştırmakta, bunun sonucunda hem toprağın verimi düşmekte, hem de yeraltı sularına sızması ve yüzey su akışlarıyla birlikte yerüstü sularına karışması neticesinde su kirliliğine sebep olmaktadır.
Akarsu
Kirliliği:
Akarsular; küçük dereler, yağmur, kar ve kaynak sularıyla beslenirler. Kanalizasyon
suları, fabrika atıkları ile havayı kirleten etkenlerin yağmur ve yüzey
akışlarıyla taşınması, tarımsal faaliyetler sonucu oluşan pestisit ve gübre
gibi kimyasal atıklar, akarsuları kirleten başlıca etkenlerdir. Akarsular
ve okyanuslar belli bir seviyeye kadar olan kirliliği arıtma özelliğine
sahiptir. Bu sınır aşıldığında suda aşırı kirlilik ve bozulma başlar. Akarsuların
bazı etkenlerle kirlenmesi sonucu akarsularda mevcut olan ekolojik denge
bozulmakta, bitkiler ve hayvanlar olumsuz yönde etkilenmektedir.
Göl
Kirliliği:
Göl kirlenmesinin ana unsurları akarsular ve atmosferik olaylardır. Akarsularla
taşınan çözünmüş ve askıdaki maddelerin önemli miktarı erozyon ve kimyasal
çözünme sonucu oluşur. Ayrıca asit yağmurları da kirliliği artırmaktadır.
Göle karışan kirleticilerin büyük bir kısmı akarsular, endüstriyel atıklar
ve drenaj yoluyla taşınmasına karşılık, atmosferle kirliliğin taşınması
da son derece önemlidir. Havadaki kirleticilerin yağışlar ve rüzgar gibi
atmosferik etkenlerle uzun mesafelere taşınması ve yerüstü sularına karışması
sonucu su kirliliği meydana gelmektedir.
Deniz
Kirliliği:
Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olduğundan deniz kirliliği hayati
önem taşımaktadır. Denizlerin taşımacılık ve turizm amacıyla kullanılması,
evsel, endüstriyel atıkların arıtılmadan veya kısmen arıtılarak denize verilmesi,
deniz kazaları sonucu meydana gelen petrol akıntıları, akarsulardan denizlere
ulaşan tarımsal atıklar, kirlenmeyi meydana getiren başlıca etkenlerdir.
Deniz kirliliğine sebep olan atıklar belirli bir zamanda, bir bölgedeki
kirlenme yoğunluğuna bağlı olarak insan sağlığına ve çevreye olumsuz yönde
etki etmektedir.
Deniz kirliliğine sebep olan diğer faktörleri şöyle sıralayabiliriz:
· Deniz kıyılarında bulunan kent merkezleri ve sanayi tesislerinden çıkan
ve arıtılmadan denize boşaltılan atıklar.
· Tarımsal alanlarda
erozyon sonucu akarsularla denize karışan toprak ve diğer kirleticiler.
(Tarım alanlarından her yıl önemli miktarlarda toprak, erozyon yoluyla denizlere
taşınmaktadır. Denizlere sadece toprak değil, tarımsal faaliyetler sonucu
akarsulara karışan pestisit ve gübre gibi kimyasal atıklar da taşınmaktadır.)
· Denizlerde kurulmuş bulunan platform ve boru hatlarından oluşan sızıntılar.
· Gemiler ve diğer deniz araçlarından oluşan kirlilik (petrol, yağ atıkları,
zehirli sıvılar, pis sular , çöpler vb.)
Deniz kazaları neticesinde önemli miktarlarda petrol döküntüsü suda birikmekte
ve canlı ortamını tehdit etmektedir. Özellikle büyük petrol tankerlerinin
kazaları sonucunda binlerce ton ham petrol denize dökülmektedir. Ham petrol
taşımacılığı, petro-kimya sanayii ve organik kimya sanayiindeki gelişmeler
kara, hava ve denizlerdeki kirlilik miktarını artırmıştır. Plastik maddelerin
karadan ve gemilerden denize bırakılması, plajlara ve denizin doğal yaşamına
ciddi zararlar vermektedir.
Yeraltı suyu kirlenmesinin en büyük sebebi, evsel ve endüstriyel atıkların arıtılmadan alıcı ortamlara verilmesidir. Katı, sıvı ve gaz atıklar alıcı ortama verildikten sonra; iklim durumuna, toprağın yapısına, yeryüzü şekline, atığın cinsine ve zamana bağlı olarak yeraltı sularına karışır.
Ayrıca zirai mücadele ilaçlarının aşırı ve bilinçsiz kullanımı önemli bir kirlilik sebebidir. Kanalizasyon sisteminin bulunmadığı yerlerde, tuvalet çukurlarından ve gübrelerden sızan kirli sular yeraltı suyuna karışarak, özellikle yaz aylarında ölümlere yol açan bulaşıcı hastalıklara sebep olmaktadır.
Yağmur suyu yeryüzüne indiği andan itibaren kirlilik oranında ani bir artış olur. Hayvansal ve bitkisel artıklar, doğal ve suni gübreler, pestisitler ve mikroorganizmalar su ile yeraltına doğru taşınır.
Suyun yüzey kısımlarındaki toprak tabakasından süzülmesi sonucunda, zemin cinsi özelliklerine de bağlı olarak kalitesinde önemli miktarlarda artış olur. Askıdaki maddelerin tamamına yakını topraktaki süzülme yoluyla uzaklaşır. Bunun sonucunda mikroorganizmalar büyük ölçüde azalırken, suyun karbondioksit miktarı artar, oksijen miktarı ise azalır.
www.gumuslukcevredernegi.org Site yapım & yönetim:Gümüş Çevre Derneği-Gümüşlük Bodrum Tel:0252.394 44 97 iletişim:webmaster