Çevre

ÇEVRE FELAKETİ
ÇEVRE SORUNLARI
......... HAVA KİRLİLİĞİ

......... SU KİRLİLİĞİ
......... SERA ETKİSİ

......... EROZYON
......... SES KİRLİLİĞİ
......... ASİT YAĞMURLARI
......... RADYOAKTİVİTE
......... UZAY KİRLİLİĞİ
......... GENETİK BOZULMA
ÇEVRE KORUMA

ÇEVRECİLİK
ÇEVRE BİLİNCİ
ÇEVRE BİLİM
İNSAN EKOLOJİSİ

ÇEVRE BİLİM
SİYASAL EKOLOJİ
ÇEVRE SORUNLARI
VE EKONOMİ

ÇEVRE MEVZUATI

Fotograf:Marcio Jose Sanchez

Sera Etkisi

Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.)

Atmosferin, ışığı geçirme ve ısıyı tutma özelliği vardır. Atmosferin ısıyı tutma yeteneği sayesinde suların sıcaklığı dengede kalır. Böylece nehirlerin ve okyanusların donması engellenmiş olur. Bu şekilde oluşan, atmosferin ısıtma ve yalıtma etkisine sera etkisi denir. Dünya atmosferi cam seralara benzer bir özellik gösterir.

Son yıllarda atmosferdeki CO2 miktarı hava kirlenmesine bağlı olarak hızla artmaktadır. Metan, ozon ve kloroflorokarbon (CFC) gibi sera gazları çeşitli insan aktiviteleri ile atmosfere katılmaktadır. Bu gazların tamamının ısı tutma özelliği vardır.

CO2 ve ısıyı tutan diğer gazların miktarındaki artış, atmosferin ısısının yükselmesine sebep olmaktadır. Bu da küresel ısınma olarak ifade edilir. Bu durumun, buzulların erimesi ve okyanusların yükselmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracak iklim değişmelerine yol açmasından endişe edilmektedir.

İnsanların çeşitli faaliyetlerinin küresel ısınmaya katkısı şöyledir:
· Enerji kullanımı %49,
· Endüstrileşme %24,
· Ormansızlaşma %14,
· Tarım %13'tür.

Ozon incelmesi

Bilindiği gibi atmosferde az miktarda bulunan ozon gazı; yeryüzündeki tüm canlı varlıkları güneşin öldürücü ultraviole ışınlarına karşı koruyan bir kalkan görevi görmektedir. Çünkü bu gaz güneşten gelen ışınların büyük kısmını yansıtan bir gazdır. Eğer ozon tabakası olmasaydı, güneşin UV-b (yeşil) radyasyonu yeryüzüne ulaşarak canlılar üzerinde genetik zararlara yol açardı. Ayrıca insanlar, güneş yanığı ve cilt kanseri gibi sorunlardan kaçamazlardı.

Atmosferdeki ozon gazı için çok hassas bir denge sözkonusudur. Bu gaz atmosferin üst katmanlarında bir tabaka oluşturur ve bu gaz tabakası güneşten gelen öldürücü ışınları filtre eder. Bu sayede yeryüzüne ulaşabilen ışın miktarı canlı varlıklar için yararlı bir şekle dönüşür. Ancak bu gaz tabakasının incelmesi ya da delinmesi sözkonusu olduğunda kendisinden beklenen işlevleri yerine getiremez ve güneş ışınları canlılar için gerçek bir tehlike haline dönüşür.

Bunun yanısıra, güneş ışığında fotokimyasal tepkimeye giren egzos gazları, kirli havadan oluşan duman bulutlarında ozon ve nitrojen dioksit oluşturmaktadır. Böylece atmosferin yeryüzüne yakın alt kısımlarında da bir Ozon Kirliliği meydana gelmektedir... Son yıllarda dünyamızdaki en önemli çevre sorunlarının başında yukarıda sözünü ettiğimiz gibi "Ozon kirliliği" ile "Ozon tabakasındaki incelmeler ve delinmeler" gelmektedir.

Ozon bir sera gazı olduğu için ozon değişimi ve iklim değişikliği arasında önemli bağ vardır. Geçtiğimiz 10 yıllık periyotlarda oluşan stratosferik ozon incelmesi hem de küresel troposferik ozondaki artışlar iklim değişikliğine katkıda bulunmaktadır. İklim değişikliğine olan bu katkılar önemlidir, ancak diğer tüm sera gazlarından olan toplam katkı ile karşılaştırıldığında küçük olduğu görülür. Kloroflorokarbon (CFC), Hidrokloroflorokarbon (HCFC) ve Halonlar gibi ozonu incelten gazlar aynı zamanda iklim değişikliğine de katkıda bulunduğu için Ozon ve İklim Değişikliği arasında dolaylı bir bağ vardır.

 

www.gumuslukcevredernegi.org Site yapım & yönetim:Gümüş Çevre Derneği-Gümüşlük Bodrum Tel:0252.394 44 97 iletişim:webmaster